3 Kasım 2025 Pazartesi

Kanadı Kırık Soylu Adam

 "But by my love and hope I beseech you: do not throw the hero in your soul away! Hold sacred your highest hope!"—

Zarathustra The Godless One 

İdeal, normal, standart, mükemmel, normalde olması gereken, beklenen, istenilen... Kim istiyor? Neye göre? Bu normali, standardı, mükemmeli kim tanımlıyor? Kesin olarak tanımlanabilir mi? sadece "iyi okumuş" insanların bildiği, başkalarının da onlardan öğrenebileceği ya da öğrendiğinin yanlış olup olmadığını ancak "iyi bilenlerin" söyleyebileceği bir şey midir? Yoksa onların da kesin olarak bilemeyeceği hatta çok iyi bildiklerini düşünerek, kesin olmayan bilgilerinin kesin olduğunu sanarak aslında daha da mı uzaktırlar bilemedikleri bilgilerden o iyi bilenler?

 İş uzmanına sorulur, o da yılların verdiği tecrübelerinden ve iyi okumuşluğundan hareketle bir cevap verir. Yoksa bu cevabı tecrübesizliklerinden hareketle mi vermesi gerekir? Yıllarca aynı şeyi bilen bir adam, bilmeden bilgisizliğini körükleniş olmaz mı zaten bildiğini düşünerek? Bilen, bildikçe değil bilmedikçe bilir. Bilinen idealde sabitlenirse, değişen sonsuz faktörle alışveriş yapmazsa, gerçekten uzaklaşır. İdealin o zaman öyle bir ideal olması lazım ki bütün değişimlerin sonucunu da kapsayıp sonsuz geçmiş ve sonsuz gelecekte gerçek olabilsin (ya da geçerli?). İdeal oluşturulur iken gelecek ve geçmişteki sonsuz etki, karşılıklı olacak şekilde hesaba katıldı mı? Pek mümkün görünmüyor, ideali oluşturan da bir insan sonuçta. O zaman, ideal ancak belirli şartlar altında ideal olabilir ki o şartların da hepsi bilinemeyeceğinden, belirli şartlar altında bile ideal, ideale bir yaklaşımdır. (İdeal, sonsuza dek sonsuz'a kaçmaktadır) Bu yaklaşım da her durumda değişir. Eğer sürekli bir değişim varsa— ney? İdeal de mi sürekli değişir?... İdeali tanımlamak bile mümkün olamaz mı yoksa? 

İdealin sınırlı olduğu bilinmelidir öncelikle ve tabi değiştirilebilir olduğu da. Her şeyin istinası varsa, hiçbir şey hakkında konuşamaz mıyız? İstisnası olan şeyler hakkında neden konuşamayalım? İdealler neden değişmez olmalı? İdealleri değişmez yapma isteği nereden geliyor? Düşüncelerim değişmiyor mu? Sürekli aynı şeyi düşünüp aynı kuralı uygularsam rahat ederim. Rahat etmek için mi ideallere ihtiyaç duyuyor bu adamlar? Korktukları için mi? Tehlike kötü müdür? Kötü nedir? Kötü hep kötü müdür? (Bir zamanlar kötü koti idi, cüzzamlılara denirdi) Bir durumda kötü olan başka bir durumda kötü olmayabilir, ya da başka bir bakış açısından. İdealler, kötü olmama isteğinden mi yoksa yanlış yapma korkusundan mı ortaya çıkıyor—sonra kaçıp duruyor, değişmemek için. Şimdiye kadar hep yanıldık, öyle bir şey keşfedelim ki yanılmaz olsun! Ki bir daha yanılmayalım, kaçıp durup rahatlayalım. Yanılmamak için idealler, ya da yanılacağını kabul edememekten! Yanıldığını keşfetmek daha ilginç, zevkli, hayret ve merak uyandırıcı değil mi oysa, koskoca yeni bir dünya çıkar insanın karşısına! Bir o kadar da keşfedilecek şeyler. Her şeyi kapsayan ve yeni ne varsa zaten onu da kapsayacak olan bir ideal çok sıkıcı değil mi—sıkıcı kanatsız soylu adam! Zihinsel tembellik mi bunu çıkaran yoksa hata yapıp  pişman olma korkusu mu? Yoksa tehlikenin bitemeyişinden kaçmak mı?





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder