11 Temmuz 2022 Pazartesi

Güçlü ve Zayıf

 "Life is a fountain of pleasure."

                                                                                                               Zarathustra, the Godless One

 -1-

Bir problem ile karşılaşıldığında ilk tepki şikayet kusmak olabiliyor, belki tekrarlanan veya benzerleri üst üste yaşanan bir problem olduğundan. Evet mümkün, herhangi bir problemin, sorunun veya yaşanan bir kötü olayın tüm suçunu dış etkenlere, sana haksızlık yapılmış olmasına, kötü davranılmasına veya mağdur olmana atabilirsin. Başka ülkede yaşıyor olsam ya da ah çok param olsa neler neler yapardım diyerek bütün gün oyun oynayıp bağımlılıklarına bağlı bir şekilde de günlerini geçirebilirsin. Tüm ömür böyle geçip gidebilir, böyle devam ettikçe kısır döngü veya katlanarak artan negatif geri besleme ile suçu atacağın daha fazla olay birikir, bir şekilde aklına geldiğinde ya da kendi kendinle karşı karşıya geldiğinde kötü durumunu haklayacağını sandığın sebepler daha da artar, yanılgılarının içine daha da gömülürsün. 

-2-

Kendimi bildim bileli hep düşünüyorum, neden hayatı tek bir bakış açısından yaşıyoruz? Yani dışarıya baktığımız zaman kendi bedenimizin, düşüncelerimizin, hislerimizin, duygularımızın ve biyolojik aksamımızın perspektifinden tecrübe ediyoruz her şeyi. Diğer bütün insanlar bizim dışımızda kalıyor ve sadece tek bir kişinin gözünden yaşıyoruz hayatı. Direkt kontrol edebildiğimiz ve direkt gözlemleyebildiğimiz tek kişi kendimiziz. Her şeyimizi kontrol edemiyoruz fakat başka insanların içinden de yaşayamıyoruz hayatı. Bu durumda değiştirebilme şansımızın en yüksek olduğu kişi gene kendimiziz. Kontrol edemediğimiz faktörleri zaten kontrol edemiyoruz ve bunlarda dövünüp durmanın bir anlamı da yok. Geçmiş ölü bir kadavra, düşünüp durmak değiştirmiyor onu. Gelecek belirsiz bir uçurum, endişelenip durmak daha iyi yapmıyor onu. Elimizde sadece şimdi var, direkt gözlemleyebildiğimiz ve direkt kontrol edebildiğimiz tek an. 

-3-

Özgür irade gerçek midir yoksa yanılsama mı? Her şeyin bilmediğimiz sebepleri de olabilir, bu durumda her şeyin bir sebebi varsa  yaptığımız iyi veya kötü her şeyin, seçimlerimizin her birinin birer sebebi varsa, bu durumda özgür irade nasıl olabilir? Ya sebebi yoksa da art arda sürekli geldiklerinden sebep sandıysak önce gelenleri? Belki de sonuç da sebebe bağlıdır, bu durumda her sonuç aynı zamanda sebeptir de, sonsuz bir akış içinde sonuçtan bahsedilebilir mi?

-4-

Özgür irade tamlamasındaki "özgür" ifadesinden dolayı özgür irade mümkün olamaz. Çünkü mesela ben iradem ile istediğim her şeyi yapabilir miyim? Hayır. Mesela birden uzaya çıkamam, ya da bir şeyi ne kadar istersem isteyeyim zorunluluklardan dolayı, iç ve dış güdülerimden dolayı, çevre koşullarından dolayı veya sosyal kısıtlamalardan dolayı veya maddi zorluklardan dolayı yapamayabilirim.(Bir de isteyen ben miyim? Ben neyim? Bir zihin? Başkasının göremeyeceği şekilde, kendimin içinde hayatı yaşayan, zihnime benden başka kimsenin bakıp göremeyeceği rüyalarımı gören, ve benim gözümden rüyamı da hayatımı da yaşayabilecek kimsenin olmadığı ben) Başka yolunu bulabilirim ama başka yol bulup yaparsam da istediğim şey başka bir şeye dönüşmüş olur. Fakat gelen geri beslemeleri değerlendirip, yapmamam gerekenleri seçebilirim. Mesela bir şeyi çok istedim (herhangi bir şey) bunu yapmak için gerekenleri yapmaya başladım, zor geldi, canım sıkıldı, açıp bir iki saçma sapan gereksiz sosyal medya içeriği izlemek daha eğlenceli belki, o an için. Ya da bir sigara yakmak, bir iki bardak rakı içmek. Ya da sığ birinden onay beklemek.  Bunlar o an için daha iyi hissetmemi ve yapmak istediğim şeyin ortaya çıkardığı zorluk ve yapamamaktan dolayı duyduğum kendimden utanma hissini anlık olarak bastırır fakat yapmak istediğime yaklaştırmak yerine uzaklaştırır. Bu durumda kendi belirlediğin hedeflere ulaşmanı engelleyen, anlık zevk veren ne varsa bunlar kendine karşı olan şeylerdir. Bunları ne kadar engelleyebiliyorsan iraden veya karakterin o kadar güçlü, bunlara ne kadar bağlanıyorsan iraden veya karakterin o kadar zayıf demektir. İrade özgür olamaz ancak güçlü veya zayıf olabilir. (Aristo haklı mı?—şimdilik)

-5-

Zayıf iradenin göstergelerinden birisi de ilk paragrafta belirtildiği gibi yapamadıklarının sebebini başkalarına, ailene, ortam koşullarına, çevrene, başlangıçtaki maddi durumuna, alakalı alakasız insanlara ya da anne babana atman olabilir. Veya belki yapamadıklarından duyduğun eziklikten belki başkaları kadar iyi olamadığından belki potansiyelini gerçekleştiremediğinden başkalarına hakaret kusman, aşağılaman, eziklemen de zayıf iradenin belirtilerindendir. Onun bunun arkasından gece gündüz sövüp durmak seni hiçbir yere ulaştırmaz. Kendi enerjini ve vaktini boşa harcamış olursun. Kendi kendine zihin sağlığını daha da bozup, sayıp durduğun sebeplerden olduğu yanılgısına daha da gömülüp kalırsın. Başkalarını asla tamamen kontrol edemezsin, sadece belli-belirsiz şekilde etkilersin. Direkt kontrol ettiğin, en çok bağlı bulunduğun bir tek sen varsın, bu durumda zayıf iradeni güçlendirmenin yolu kendi üzerine yürümen, yapamadıklarından dolayı başkalarına sövüp sayıp anlık zevklerine bağlanmak yerine acaba nerede hata yapmış olabilirim? Neleri düzeltebilirim? Neleri kontrol edebilirim? Hangi gözlemler ile hatalarımı çözebilirim? Hangi spesifik problemler beni buna itiyor olabilir? Başkalarını boş ver de, ben neler yaptım da bu duruma düşme ihtimalimi artırdım? diye kendine sorman olabilir. 

-6-

Bağımlılıklar övünülecek şeyler değildirler, sanıldığının aksine özgürlük değil zayıf iradenin göstergesidir. Kendine ulaşmanın önündeki en büyük engeldirler. Birisi sende yok diye sende olmayan bağımlılığa sövüp durup da kendi bağımlılığını yüceltmek veya aslında o kadar da kötü olmadığını irdelemeye çalışmak da zayıf iradeli, kendinden kaçan insanın yapacağı bir iştir. Bağımlılıklar arasında hiçbir fark yoktur (Hepsinin beyinde tetiklediği kimyasal reaksiyonlar aynıdır). Kendinden bağımlılığına kaçan insan zayıf iradeli bir insandır. Neden? Kendi hedefleri için çabalamak yerine kısa vadeli olarak anı düşünüp anlık zevklere kaptıran birisi nasıl güçlü karakterli olabilir? İstediğin kadar sebep say dur, her durumda illa bir bahane bulunur. Enerji yoktan var edilemez. Anlık zevkler de asla bedava olamaz, zararları birikerek artar ve gelecek uzak, an yakın olduğu için etkilerini görmezden gelmek veya kendinden bile saklamak çok kolaydır. En kötü etkisi de zihnini ele geçirmesidir, sen aklına gelmesini istememene rağmen aklına gelir. Zihnini çürütür, zayıflatır, bulandırır. Zincirleriyle bağlar seni. Beynindeki devrelerin ona çalışmasını sağlar, en zayıf yerinden saldırır beynine ve virüs gibi onunla hiçbir ilgisi olmayan zevklerin veya faydaların bile sanki onun sayesinde olmuş gibi gösterip duran devreler oluşturur. Senin kolaya kaçmanı sağlayacak şekilde kendi beynini yıkattırır (çünkü seni iyi tanır), beyninde hakaret etme aşağılama veya suç atma isteği varsa kendine, onları tetikler ki gece gündüz haset, kin, kıskançlık kus etrafına. Sana sürekli kendisine bağlanmanı haklı çıkaracak sebepler söyler durur. Sonrasında ona buna hakaret edip, suç atıp, dalga geçip, "ah ben şöyle mağdurum da böyle başıma neler geldi de" diye ağlayıp durursun aslında kendi kendini aşağıya çektiğini fark etmeden (belki de fark ediyorsun ama işine gelmiyor, kolaya kaçıyorsun. İşte zorluk burada! Fark etmek ve sonuçlarına katlanacak güçte olabilmek--trajediyi hissedecek güçte sinirlere sahip olabilmek ya da sinir gücünü trajedilerle güçlendirmek!). Şimdi için geleceğini çalmaya devam etmek de zayıf iradenin göstergelerindendir. Acıları ve üzüntüleri, zorlukları ve stresli anları yaşamaktan korkan ve bunlara karşı benliğini anlık zevklerle uyuşturan kişi zayıf, bunların gelecekte kendisine büyük tecrübe kazandıracağının farkında olduğundan hepsinden haz almayı becerebilerek göğüsleyebilen kişi de güçlü iradeli insandır. Sinirleri güçlendikçe özgürleşebilir insan, çünkü ancak bu şekilde kendine doğru yol alabilir.


Gabor Mate'ye gönderdiğim mail:

Message: What I think was missing in the healing sections of your books

My grandfather, born in 1931 and died 5 years ago, was heavily addicted to smoking, together with his two younger brothers, whom died much earlier than him because he quited it in his 30s. He was born in Ohrid, North Macedoina and happened to see German occupation of the city, luckily he was in the right side as being Turkish, but wrong side when communist regime came and taken their 14 acres of land and one uncle of him being butchered by thugs and put in a bag and send to their home. His father and all his known forefathers were Turkish speaking soldiers so may be thugs were taking their revenge by killing his uncle (named also Ömer) but he was always separating thugs from other infidels, for example he loved his infidel master of carpentership and remembered joyfully his memories of smoking with him. Everybody in the family knew how he quit but nobody has asked "why?". Fortunately I asked again when he was alive, he answered the same "even i kept the last pack in my pocket, I obstinately stopped and never smoked that last one" and I asked "but why?" he thinked and answered back "oh I couldn't bear the humiliation of begging!
 But it made me beg for it during the military service... Long before there were not supermarkets available at night as these times so I went and take a long risky walk just to get a pack of it, I thought, if it made me do such contemptible things, what could more it would made me do?". He did not think himself as an "addict", as a heavy smoke addict.


After reading your books 3-4 years ago and revisiting recently their healing sections and my written notes during the period, I think there is a missing part in your works. If a person is addicted to anything, he should not think himself as an "addict" because: isn't he keeping himself addicted by thinking himself as an "addict"? I figured out when I didn't define myself as an "x addict", I could stop it but when I did, I couldn't stop and lost control. I think it is very empowering to find out one's weaknesses, harmful acts, dangerous and repeating behaviours, enslaving habits but it is very debilitating to tell oneself "i am addicted to x", "i am an x addict". By this, I think, a person pre-programs oneself as a guilty one as a whole (as a body and mind and everything has happened and happening and will happen in the mind and body). So I think even if a person is an addict, he should not define himself as an addict, as that will keep him dependent on it and the strongest strategy for independency is to define oneself, assert oneself, think oneself as an inaddict─especially during the hardest moments.

Ömer Faruk Gani, 12/01/2026, Istanbul, Turkey


Sessizlik çok güzel, kalabalığın gürültüsü zihnini bulandırır insanın. Dışgüdüleri dışarıda tutmak ve içgüdüye dönüşmelerini engellemek ne kadar da güzel!