Kilo vermek neden bu kadar zor? Aslında bu birçok faktöre
bağlı, temel mantık olarak aldığın kaloriden fazlasını yakarsan kilo verirsin,
eğer yaktığından fazlasını yersen kilo alırsın. Kalori dediğimiz aslında
enerji, suyun bir gramının sıcaklığını bir santigrat derece arttırmak için
gereken enerji. Eğer fazlası varsa vücut israf etmiyor üzerinde depoluyor,
genetiğe ve birçok faktöre göre farklı yerlerde depolayabiliyor. Erkeklerde
genelde bel çevresinde, kadınlarda önce bacaklarda, kollarda öncelikli olarak
depoluyor, tabi aslında vücudun her yerinde depoluyor ama kişiden kişiye göre
nerelrede daha çok depolayabileceği değişiyor.
Bu durumda kilo vermek veya asıl amaç olan yağ yakmak için ya gün içinde
harcanan enerji miktarını arttırmak gerekiyor ya da alınan enerji miktarını
azaltmak gerekiyor, en iyisi ikisini birden yapabilmek. Eğer alınan
enerji çok azaltılıp yakılan enerji de çok arttırılırsa kısa sürede yağ yakımı
garanti oluyor ama bu da vücuda ağır bir yük bindiriyor, kötü hissetme ve
sürekli enerjisiz, uykulu olmaya sebep olabiliyor. Yapılacak en iyi şey
vücuduna iyi davranmak, yavaş yavaş mümkün olduğunca normalde yediğinden Bir miktar daha az yiyerek ve mümkün
olduğunca hareket edip daha fazla enerji yakmaya çalışarak yavaş yavaş yağ
yakmak. Tabi bunu yapmak asla kolay olmuyor, bir kere yeme alışkanlıklarından
vaz geçmek çok zor, vücut eksiklikten dolayı sıkıntı çekebiliyor. İnsanları
görüntüsünden dolayı aşağılama çok fazla olduğundan da, hep hızlı kilo vermek
istiyorlar. Bazen de birey en büyük haksızlığı kendisine yapabiliyor, kendini
suçluyor ve aşırı baskı yapıyor, bu da istenilen sonuca ulaşmayı çok
zorlaştırıyor, hayat kalitesini azaltıyor. Her insan vücudunu sevmeli. İnsan
vücudu sadece instagram modellerinin göründüğü şekliyle değil her şekilde
güzel, o yüzden vücudunu severek ve saygı göstererek değişimi yavaş yavaş
yapmalı ki vücuduna kötü davranmamış olsun. Reklamlara, clickbate’lere asla
inanmamak gerekiyor, yok 30 günde bilmem kaç kilo verdi bilmem ne kadar vücut
yaptı vs.. İnsanlar bunlara bakıp sonra ben niye bu kadar kilo veremedim? ben
niye bu kadar vücut yapamadım? diye düşünüp motivasyonunu ciddi bir şekilde
düşürüyor. Asıl önemli olan kısa sürede hızlıca kilo vermek ya da vücut
geliştirmek değil, yaşadığımız hayatı daha kaliteli hale getirmek için
vücudumuza iyi davranmak. Aynı zamanda yağ yakmak veya vücudunu değiştirmek
aslında -kişiden kişiye göre değişim hızı değişse bile- çok yavaş ilerleyen
süreçler. Yıllarca spor salonuna gidenler gözlemlendiğinde, ilaçlı bile olsa vücut
değişimleri çok yavaş ilerliyor, zaten o kadar hızlı olsa herkes bir ya da birkaç
ay zorlar kendini yapardı. Kimse ince kollu ya da göbekli veya kilolu olduğu
için suçlu olamaz, bu kişileri aşağılamak en büyük zulümdür fakat şu anki
halinden biraz daha iyi olabilir, biraz biraz ilerledikçe yıllar sonra eski
haline baktığı zaman bir miktar değişim olduğunu görüp kendisiyle gurur
duyabilir ama asla ve asla kısa sürede bu hedeflere ulaşmak mümkün değil.
Fitness modellerinin vücutlarını herkes hayal ediyor fakat bunlara çoğu insan
ulaşamayacak, fakat düzenli ve sıkı çalışma ile ortalama insandan, hatta yıllar
önceki halinden çok daha iyi bir seviyeye gelinebilir.
Doğuştan güçlü veya doğuştan zeki
olmakla övünür birçok insan, fakat bunda övünülecek ne var ki? Eğer gerçekten
iddia ettiğin gibi sen seçilmiş şanslı kişi isen, piyango sana vurmuş, senin
hiçbir marifetin yok, bir halt becerdiğin yok. Zehirli düşüncelerin ile
insanların motivasyonunu düşürmeye hele hiç hakkın yok. Milyonlarca insanın
arasından sıyrılmış kişiler hem çok çalışmanın hem de doğuştan gelen
yeteneklerinin sonucu oraya ulaşabiliyorlar, tabi aynı zamanda birsürü çevresel
faktörün de etkisiyle. Fakat birçok insan, hiç çalışmadan başarılı olduğunu
anlatarak övünüyor, yok ben hiç çalışmazdım hep yüksek alırdım. Aslında bunda
övünülecek hiçbir şey yok, tam tersine ne kadar dangalak olduğunu gösteriyor
eğer kendi iddiası doğruysa, madem o kadar yetenekliydin çalışsaydın da birsürü
insanın arasından seçilmiş kişi olarak çıkıp çoğu kişinin tadamadığı zevkleri
tatsaydın. Belki sadece kendini avutuyorsun, egonu tatmin ediyorsun ya da
karşındakinden aşağılık hissettiğin için kendini avutma yöntemi olarak
kullanıyorsun, o zaman senin için üzülürüm. Ya da belki sen idealist birisisin,
ne kadar çalışırsan çalış aslında bu senin için asla yeterli gelmiyordur, bu
durumda gene sana acırım, çünkü gerçek dünyadan kopmuş birisin.
‘Hiç çalışmadım ama yüksek geldi üniversite giriş sınavı
sonucum yüksek geldi’ nasıl oldu? çok zekisin, sorular vahiy olarak mı indi?
Hiç ne demek? Hiç mi ders dinlemedin, etüte katılmadın? Belki de insanların çalışmalarını
abartmasından dolayı senin çalıştığın az geldi, hafızan da seni yanıltıyor
olabilir ya da sadece doğuştan seçilmiş kişi olduğunu sanarak kendi egonu
tatmin ediyorsun. Hiç ne demek? Diğer öğrencilere kıyasla toplamda ne kadar
çalıştığını karşılaştırmak imkansız, belki test çözmeye beynin daha yatkın, bu
durumda az çalışman iyi mi kötü mü oluyor, çünkü madem öyle bir yeteneğin var,
çok daha yüksek bir başarı elde ederek birçok imkana sahip olabilirdin.
Tembellikten övünerek ego tatmin etmek iğrenç değil mi? Bununla övünerek
kendini toksik iğrenç bir zavallı durumuna sokuyorsun, neden bir insan
başkalarını dolaylı yoldan aşağılamak için seçilmiş kişi olduğunu iddia eder
ki? Gururun da batsın idealistiğin de. Kendine de başkalarına da zarar veriyorsun.